Gürsel Baran: Türkiye’de Bölgesel Bir Güç Merkezi Oluşturulmasında Ankara’nın Rolü
.jpg)
Türkiye, Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında vazgeçilmez bir geçiş noktası haline geliyor. Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, başkentin ülkenin en önemli lojistik merkezlerinden biri olarak nasıl öne çıktığını anlatıyor.
Kaynak: Breakbulk Dergisi’nin
S: Türkiye’nin lojistik sektöründeki konumunu nasıl tanımlarsınız?
GB: Türkiye, coğrafi konumu, ulaşım altyapısı, yüksek ticaret hacmi ve dinamik ekonomisi sayesinde küresel lojistik sektörünün en önemli aktörlerinden biridir. Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu’nun transit koridorunda yer alan Türkiye, doğu-batı ve kuzey-güney ticaret akışlarında doğal bir bağlantı noktası işlevi görmektedir. Ülkemizden dört saatlik uçuş mesafesi içinde 67 ülkeye ulaşmak mümkündür. Bu coğrafi avantaj, Türkiye’nin lojistik ve ulaştırma faaliyetleri için bir merkez olarak işlev görmesini sağlamaktadır.
Lojistik sektörü, Türkiye’nin hizmet sektöründe önemli bir yere sahiptir. Günümüzde lojistik sektörünün büyüklüğü yaklaşık 110 milyar ABD doları seviyesindeyken, ihracat gelirleri ise yaklaşık 42 milyar ABD dolarına ulaşmaktadır. Hürmüz Boğazı’yla ilgili gelişmeleri dünyanın geri kalanıyla birlikte yakından takip ediyoruz. Küresel ticaret haritasının yeniden şekillendiği bu dönemde Türkiye, güvenilir bir tedarik üssü ve lojistik merkezi olarak öne çıkmaktadır. Liman, hava, karayolu ve demiryolu bağlantılarının entegre işleyişi sayesinde ülke, hem mal ticareti hem de lojistik hizmet ihracatı alanlarında sürdürülebilir bir büyüme yolunda ilerlemektedir.
S: Lojistik sektörünün son yıllarda geçirdiği dönüşüm hakkında biraz daha ayrıntılı bilgi verebilir misiniz?
GB: Dijitalleşme ve yapay zeka, lojistik sektöründeki başlıca dönüşüm faktörlerinin başında gelmektedir. Yapay zeka destekli rota planlama, depo otomasyonu ve veri analitiği uygulamaları, maliyetleri düşürürken operasyonel verimliliği artırma potansiyeline sahiptir. Türkiye’deki şirketlerin önemli bir kısmı, bu teknolojilere geçiş sürecini şimdiden hızlandırmıştır.
Türkiye’nin Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında bir köprü görevi görmesi, lojistik alanında en büyük avantajlarından biri olarak kabul edilmektedir. Kalkınma Yolu Projesi ve yeni ticaret koridorları gibi girişimler, Türkiye’yi alternatif tedarik zincirlerinin merkezine yerleştirme potansiyeline sahiptir. Küresel tedarik zincirlerinin yeniden yapılandırıldığı bir dönemde, Avrupa’nın yakın bölgelerden tedarik arama çabaları Türkiye’nin önemini daha da artırmaktadır. Bu durum, özellikle ihracat lojistiği alanında yeni fırsatlar yaratmaktadır.
Önümüzdeki yıllarda Türkiye, küresel lojistik performans sıralamalarında yükselmeyi ve bölgesel bir dağıtım merkezi haline gelmeyi hedeflemektedir. Bu hedefe ulaşılması, ülkenin sadece ulaşım alanında değil, tedarik zinciri yönetiminde de belirleyici bir rol oynamasını sağlayacaktır. Ancak bu potansiyeli hayata geçirmek için altyapı yatırımlarına devam etmek, finansmana erişimi kolaylaştırmak ve teknoloji odaklı dönüşümü hızlandırmak hayati önem taşımaktadır.
S: E-ticaret lojistiği konusunda ne düşünüyorsunuz?
GB: Dünya çapında yaşadığımız pandemi dönemi, lojistik alanında esnekliğin ve pazar çeşitlendirmesinin önemini ortaya koydu. Tek bir pazara bağımlılık, kırılganlıklara yol açabilir. Bu bağlamda Türkiye, ihracat alanında “uzak ülkeler stratejisi”ni hayata geçirerek ihracat menzilini 2.000 kilometreden 8.500 kilometreye genişletti. Bu stratejik genişleme, lojistik sektörü için de son derece önemlidir.
Önümüzdeki dönemin, lojistik sektöründeki dijital dönüşüm ve otomasyonun eşlik ettiği, e-ticaretteki büyümenin daha da artacağı bir dönem olacağına inanıyorum.
S: Ankara’nın ulaşım ve lojistik alanındaki stratejik konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
GB: Ankara’yı ulaşım ve lojistik açısından değerlendirdiğimizde, sadece bir başkentten değil, aynı zamanda çok katmanlı bir coğrafi ve ekonomik merkezin kalbinden de söz ediyoruz. Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasında ve Karadeniz ile Akdeniz arasında bir kavşak noktası olması, onu küresel ölçekte doğal bir lojistik köprüsü haline getiriyor. Bu geniş tablonun tam merkezinde yer alan Ankara, bu avantajdan en iyi şekilde yararlanabilecek konumdaki şehirler arasında yer alıyor.
Tarihsel bir bakış açısıyla bakıldığında, Ankara’nın bu rolü yeni bir şey değildir. Antik İpek Yolu üzerinde yer alan bir şehir olarak Ankara, uzun zamandır sadece ticaretin değil, aynı zamanda bilgi, kültürler, inançlar ve fikirlerin de kesişme noktası olmuştur. Günümüzde bu tarihsel miras, modern ulaşım altyapısı ve lojistik yatırımları sayesinde yeniden şekillenmektedir.
Ankara’nın merkezi konumu, ülkenin her yerine hızlı ve verimli ulaşım imkânı sunmaktadır. Yüksek hızlı tren, geniş karayolu ağları ve uluslararası uçuşlar sayesinde Ankara, “Anadolu’nun dünyaya açılan kapısı” olarak hizmet vermektedir. Bu durum, lojistik planlamada büyük bir avantaj sağlamaktadır. Teslimat sürelerinin en aza indirilmesi, maliyetlerin düşürülmesi ve operasyonel verimliliğin artırılması, Ankara’nın konumunun kritik önemini ortaya koymaktadır.
Bu nedenle Ankara, yalnızca bir idari merkez olarak değil, aynı zamanda Türkiye’nin lojistik ağının merkezinde yer alan stratejik bir aktör olarak da değerlendirilmelidir. Doğru yatırımlar ve planlama ile Ankara, sadece bölgesel değil, aynı zamanda küresel bir lojistik merkezi haline gelme potansiyeline sahiptir.
S: Küresel gelişmeler, Ankara’nın lojistik rolünü nasıl etkiliyor?
GB: Son dönemde yaşanan küresel gelişmeler, ulaştırma ve lojistiğin önemini her zamankinden daha belirgin hale getirmiştir. Özellikle pandemi döneminde tedarik zincirlerinde ciddi aksaklıklar yaşanmış ve bu durum ülkeleri alternatif yollar aramaya itmiştir. Geleneksel lojistik hatlarına bağımlı olmanın riskleri daha da belirgin hale gelmiştir.
Bu süreçte Türkiye, coğrafi konumu sayesinde alternatif ve güvenilir bir güzergâh olarak öne çıkmıştır. Asya-Avrupa ulaşımında yeni koridorların ortaya çıkması, Türkiye’nin stratejik önemini artırmıştır. Bu bağlamda, Çin’den Orta Asya, Hazar bölgesi ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan “Orta Koridor”, küresel ticarette önemli bir yer edinmiştir.
Bu koridordaki en kritik bağlantılardan biri olan Türkiye, konumunu güçlendirirken, Ankara da bu yeni dönemde daha fazla ön plana çıkmaktadır. Ankara artık sadece bir geçiş noktası olarak değil, lojistik süreçlerin planlandığı, yönetildiği ve yönlendirildiği bir merkez olarak görülmelidir.
Komşu coğrafyamızdaki bölgesel gelişmeler de lojistiğin stratejik önemini artırmaktadır. Bölgesel krizler, ticaret yollarındaki aksaklıklar ve değişen ekonomik dengeler, güçlü lojistik altyapısına sahip ülkeleri ve şehirleri daha avantajlı hale getirmektedir. Bu bağlamda Ankara, sağlam altyapısı ve merkezi konumu ile öne çıkmaktadır.
Küresel ticaretin yeniden şekillenmesiyle birlikte Ankara’nın rolü de değişiyor. Şehir, sadece fiziksel bir ulaşım noktası olmakla kalmayıp, aynı zamanda lojistik stratejilerinin geliştirildiği, yeni ortaklıkların kurulduğu ve ticaretin yönünün belirlendiği bir merkez haline geliyor.
S: Lojistikte çok modlu ulaşım neden önemlidir ve bu konuda Ankara hangi konumdadır?
GB: Günümüzde lojistik alanında rekabet gücünü belirleyen en önemli faktörlerden biri, farklı ulaşım türlerini entegre edebilme yeteneğidir. Artık sadece karayolu veya demiryoluna dayanan sistemlerin yeterli olmadığı açıktır. İşte bu noktada “çok modlu ulaşım” kavramı ön plana çıkmaktadır.
Çok modlu ulaşım, farklı ulaşım türlerinin birbirini tamamlayıcı bir şekilde entegre bir şekilde işletilmesini ifade eder. Bu sistem, hem maliyet avantajları hem de artan operasyonel verimlilik sağlar.
Demiryolları, yüksek kapasiteleri ve çevre dostu olmalarıyla öne çıkarken, karayolu taşımacılığı esnekliği ve erişilebilirliği sayesinde vazgeçilmezliğini korumaktadır. Hava taşımacılığı ise özellikle yüksek katma değerli mallar için hız sunmaktadır. Asıl başarı, bu ulaşım türlerini birbirine rakip değil, birbirini tamamlayan unsurlar olarak tasarlamakta yatmaktadır.
Ankara, bu açıdan Türkiye’nin en avantajlı şehirlerinden biridir. Karayolu, demiryolu ve hava ulaşım ağlarının kesiştiği noktada yer alması, çok modlu ulaşım için sağlam bir temel oluşturmaktadır. Bu altyapıyı destekleyen en önemli unsurlardan biri de Ankara Lojistik Üssü gibi projelerdir.
Ankara Lojistik Üssü, farklı ulaşım türlerinin bir araya geldiği ve malların verimli bir şekilde yönetilip dağıtıldığı bir merkez işlevi görmektedir. Bu tür yatırımlar sayesinde Ankara, sadece bir üretim ve tüketim merkezi olmakla kalmayıp, aynı zamanda güçlü bir lojistik merkezi haline gelmektedir.
Ayrıca, lojistik artık sadece fiziksel taşımacılıkla sınırlı değildir. Dijitalleşme, veri yönetimi, akıllı ulaşım sistemleri ve sürdürülebilirlik, sektörün ayrılmaz parçaları haline gelmiştir. Ankara, bu dönüşüme ayak uydurmakla kalmayıp, ona öncülük etme potansiyeline de sahiptir.
S: Ankara Ticaret Odası’nın bu alandaki vizyonu nedir?
GB: Ankara Ticaret Odası olarak, ulaştırma ve lojistiği Ankara’nın ekonomik kalkınması için stratejik bir sektör olarak görüyoruz. Lojistik maliyetleri, ulaşım hızı ve ulaşım altyapısının kalitesi, ticaretin rekabet gücünü doğrudan etkilemektedir.
Bu bağlamda, önceliğimiz Ankara’nın lojistik altyapısını daha da güçlendirmek ve şehri bölgesel bir merkezden küresel bir lojistik merkezine dönüştürmektir. Organize lojistik bölgelerinin genişletilmesi, demiryolu bağlantılarının artırılması ve ulaşım süreçlerinin dijitalleştirilmesi, bu vizyonun temel bileşenleridir.
Ayrıca, kamu sektörü, özel sektör ve akademi arasındaki işbirliğinin bu süreçte hayati bir rol oynadığına inanıyoruz. Lojistik sektörünün gelişimi, yalnızca altyapı yatırımlarıyla değil, aynı zamanda bilgi üretimi, insan sermayesi ve teknolojiyle de desteklenmelidir.
Ankara’nın potansiyelinden en iyi şekilde yararlanmak için tüm paydaşlarla işbirliği içinde çalışmaya hazırız. Ankara’nın Doğu ile Batı’yı bir araya getiren, ticaret ve lojistiği bütünleştiren ve bölgesi için güçlü bir çekim merkezi haline gelebileceğine inanıyoruz.
Sonuç olarak, Ankara Türkiye’nin kalbidir. Bu kalbin güçlü bir şekilde atabilmesi için ulaşım arterlerinin hızlı, verimli ve entegre bir şekilde işlev görmesi gerekir. Bu vizyon doğrultusunda atılan her adım, yalnızca Ankara’nın değil, Türkiye’nin ve daha geniş bölgenin ekonomik gücünü de artıracaktır.
S: Ankara Ticaret Odası’nın Breakbulk Europe fuarına katılımının ve üyelerini bu etkinliğe getirmesinin önemini açıklayabilir misiniz?
GB: Breakbulk Europe gibi prestijli bir uluslararası fuara katılım, iş dünyası için sadece bir ziyaret değil, stratejik bir genişleme anlamına gelmektedir. Ankara Ticaret Odası olarak, Ticaret Bakanlığımızın desteğiyle üyelerimizi bu önemli etkinliğe götürmekten memnuniyet duyuyoruz.
Breakbulk Europe, proje yükü, ağır yük lojistiği ve tedarik zinciri yönetimi alanlarında dünyanın en büyük buluşma noktalarından biridir. Limanlardan ve lojistik şirketlerinden enerji projelerine ve altyapı yatırımları alanındaki karar vericilere kadar geniş bir ekosistemi bir araya getirir. Katılımcılara sadece yeni iş bağlantıları kurma fırsatı sunmakla kalmaz, aynı zamanda küresel ticareti şekillendiren eğilimleri yerinde gözlemleyebilecekleri bir platform da sağlar.
Günümüzde rekabet artık yerel değil, küresel bir nitelik taşımaktadır. Bu nedenle, şirketlerimizin uluslararası pazarlara erişimlerini artırmaları, yeni ortaklıklar kurmaları ve sektörlerindeki yenilikleri yakından takip etmeleri hayati önem taşımaktadır. Breakbulk Europe, tam da bu amaçlara yönelik benzersiz bir platform sunmaktadır.
Bu ziyaret sayesinde, üyelerimizin yeni pazarlara açılma, uluslararası ortaklıklar kurma, lojistik süreçlerini daha verimli hale getirecek çözümler bulma ve küresel rekabette daha güçlü bir konuma ulaşma fırsatları elde edeceklerine inanıyoruz.
Ankara Ticaret Odası olarak hedefimiz, üyelerimizin dünyaya açılan kapılarını genişletmek, rekabet güçlerini artırmak ve Ankara iş dünyasının uluslararası sahnedeki görünürlüğünü güçlendirmektir. Breakbulk Europe etkinliği için düzenlediğimiz organizasyonu, bu vizyonun önemli bir parçası olarak görüyoruz.
Üstteki fotoğraf: Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran. Kaynak: Ankara Ticaret Odası
İkinci fotoğraf: Türkiye’nin Kocaeli ilindeki Yilport Gebze Dökme Yük Terminali. Kaynak: Ankara Ticaret Odası


















.png?ext=.png)







_1.jpg?ext=.jpg)


-(1).png?ext=.png)










-(1).jpg?ext=.jpg)
